Ana Sayfa
2000 Faaliyet Raporu
2001 Faaliyet Raporu
2002 Faaliyet Raporu
Duyurular
Sıkça Sorulan Sorular

HUKUKİ DURUM VE SÜREÇ  

1. Şirketimizin 30 yıl süre ile esas faaliyetlerinin yürütülmesinin dayanağı olan imtiyaz hakkı Bakanlar Kurulu’nun 89/14393 ve 94/6544 sayılı kararı ile verilmiş olup yürürlüktedir. Söz konusu Kararnameler doğrultusunda şirketimiz ve idareler arasında imzalanan sözleşmeler ise hizmetin şekil ve şartları belirlenmiş 01.09.1990 tarihinde de göreve başlanmıştır.

2. Hizmetin şekil ve şartlarını düzenleyen ve HUKUKA UYGUNDUR ONAYINI Danıştay İdari İşler Kurulundan alarak ETKB ile Şirketimiz arasında imzalanan 02.12.1997 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi; bu kez bir meslek odası tarafından ETKB, TEAŞ(TETAŞ), TEDAŞ’a açılan bir dava nedeniyle Danıştay tarafından Hukuka aykırıdır gerekçesiyle iptal edilme aşamasına gelmiştir.

3. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun kesinleşen Bozma Kararından sonra, Danıştay’ın verebileceği böyle bir iptal kararı karşısında Şirketimizin hukuki durumu hakkında E.T.K.B.’ye sunulmak üzere Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden BİLİMSEL RAPOR alınmıştır. Söz konusu Bilimsel Raporda; “Aktaş’ın görevlendirme kararnamelerinin yürürlükte olması nedeniyle ETKB’nın Aktaş’ın görev bölgesindeki elektrik hizmetini bizzat kendisi (TEAŞ ve TEDAŞ) tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığı gibi imzalanacak yeni bir sözleşmenin de Aktaş dışında bir sermaye şirketi ile imzalanmasının mümkün olmadığı, Aktaş’la yeniden bir görev sözleşmesi imzalaması gerekeceği ve bununda hukuken hiçbir sakıncası olmadığı” belirtilmiştir.

4. 3096 sayılı yasanın 3. maddesi gereğince DPT olumlu görüşü ve ETKB teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca verilecek karar doğrultusunda görevli şirketle Bakanlığın sözleşme imzalaması emredici hukuk normudur. Gerek yasa gerekse de idare hukukun temel prensipleri gereğince Bakanlık ve Bakanlar Kurulu Kararıyla bağlıdır. Anayasanın 125/4 ve İdari Yargılama Usul Yasasının 2/2 maddeleri; yargıcın idareye emir ve talimat vermesinin, İdari işlem ve eylem niteliğinde yargı kararı verilmesini, Yargıcın İdare Makamı yerine geçmesini açıkça yasaklamıştır.

5. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 16.02.2001 günlü ve karar düzeltme safhasından da geçerek kesinleşen bozma kararında Sözleşmenin Kamu Yararına Aykırılık gerekçeleri iki noktada toplanmaktadır. Bunlar Aktaş’ın 02.12.1997 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi’ni imzalamadan önceki faaliyetlerine ilişkin gerekçeler diğeri ise İdarenin hizmeti gereği gibi düzenleyememesi, mevzuattaki belirsizlik ve çelişkiler şeklinde gerçekleşen sözleşmelerin şartname ve altyapılarını hazırlayamamasına ilişkin gerekçelerdir.

6. 02.12.1997 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesinden önce İdare ile Görevli Şirketler arasındaki ilişkilere dair BYDK tarafından 24.03.1992, BTK tarafından 24.07.1994 ve her iki kurulun oluşturduğu bir komisyon tarafından 08.08.1997 tarihli raporlar düzenlenmiştir. Danıştay’ın Aktaş aleyhine kamu yararına aykırılık gerekçeleri olarak dayanağı, bu raporlardaki iddialardır. Oysaki, bu raporlardan ilk ikisindeki iddialar nedeniyle Başbakanlık Oluru ile Kamu Davası açılmış, Mahkemece; yargılama sırasında Sayıştay Baş ve Uzman Denetçileri ile Elektrik Yüksek Mühendisinden oluşturulan Bilirkişilere yaptırılan incelemede BYDK ve BTK iddialarının gerçeği yansıtmadığı yasal mevzuat ve belgelerle kanıtlanarak Mahkemece beraat kararı verilmiş Yargıtay incelemesinden de geçerek 03.03.1999 tarihinde karar kesinleşmiştir. 08.08.1997 tarihli BYDK ve BTK Komisyon raporu ise Mahsuplaşmaya ilişkin çözüm ve prensip önerileri getiren bir rapor olup bu doğrultuda BYDK Baş Denetçisinin katılımıyla da mahsuplaşmalar yapılmış Bakan Olur’u ile de toplam 14.5 trilyon ödenmiştir. Söz konusu mahsuplaşmalarda ileriki dönemlerde her kademede yapılabilecek teftiş ve denetimler neticesinde gelir ve gider rakamlarında bulunabilecek farklılıklardan dolayı taraf haklarını saklı tuttuğundan hiçbir şekilde KAMU ZARARI söz konusu değildir.

7. Kayıp ve kaçak taahhüdün alınması tamamen idarenin taktirindeki bir konu olup, İdarece 1998 tarihinden sonraki işletme hakkı devirlerinde uygulanmış, kâr ve zarar riski görevli şirketlere bırakılmış tip sözleşmelerde olan bir husustur. Şirketimizce bu tip sözleşmeye geçiş için 1998’de ETKB’ye müracaat edilmiş ancak netice alınamamıştır. Kayıp ve kaçak oranının indirilmesi teknik, idari ve yasal mevzuatla doğru orantılı bir konudur. Oysa idarenin yatırımların kimin tarafından yapılacağı tereddüdü idarece ancak 1996 yılında giderilmiş ve yatırımlara başlanmıştır. Yatırım olmadan kayıp ve kaçaklar düşmez. Yatırımların yapılması şirketlerin görevi olup, finans kaynağı ise 3096 sayılı yasa gereği tarifedir. Oysa ki Aktaş’a 12 yılda sadece iki kez (1990-1995) yıllarında tarife verilmiştir. Yatırım yapılamayan yılların tesislerdeki tahribatı 5 yılda giderilmiş ve şu anda kayıp-kaçak oranı % 13.29 seviyesine indirilmiştir. Hizmetin kesintisiz sürmesi 2002 yılı sonunda kayıp ve kaçakların bölgemizde Şirketimizce % 11 seviyesine indirilmesini sağlayacaktır. Kamu işletmeciliğindeki kayıp-kaçakların Türkiye ortalaması ise  % 21.5 oranındadır.

8. işletme hakkı devir bedeli 3096 sayılı yasa gereği tarifenin bir unsurudur.Bu bedel Aktaş’ın sözleşmesine göre enerji bedeli içersinde ödenmektedir. Bugüne kadar enerji bedeli içersinde 49 milyon dolar ödenmiştir. Bu bedelin yüksekliği veya azlığı şirketimiz lehine yada aleyhine bir durum olmayıp tamamen idarenin finans ihtiyacına yönelik bir tercih olup 3096 sayılı yasa gereği bedeli nihai tüketici tarafından ödenmektedir.

- Bilindiği üzere Danıştay’da konu edilen davalar ETKB ve görevli şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesi üzerinedir. Bu sözleşme ETKB tarafından Danıştay oluru alınarak tarafımıza imzalattırılmış olup 3096 sayılı kanuna konu tüm görevli şirketleri kapsamaktadır.

- Yine bilindiği üzere şirketimizin % 15’i SPK kararları uyarınca yatırımcılara açıktır. Bu açıklık yaklaşık 13600 ortağa tekabül etmektedir. Bunların içerisinde yabancı şirketler ve kişilerde bulunmaktadır. AB üyesi ülkelerin iş adamı ve yatırımcıları devletimizin ve kurumlarının güvenilirliği ve anlaşmalara bağlılığı çerçevesinde hisselerimize itibar etmişlerdir. Ayrıca SPK şirketimizin İMKB bünyesine alınmasına müsaade ederken İMKB Şirketimizi Anadolu Yakası elektrik dağıtım şirketi olarak kote etmiştir.